![]()

Apartman ve site yönetimlerinde şeffaflık sağlanırken kişisel verilerin korunması, KVKK’ya uyumlu yöntemlerle yürütülmelidir; aksi durumda hukuki risk oluşur.
Modern hukukta kişisel verilerin korunması, bireyin onurunu ve özel hayatını korumanın bir parçasıdır. Kurul’un 2026/348 Sayılı son ilke kararı, apartman ve site yönetimlerindeki geleneksel “ifşa ederek tahsil etme” yönteminin hukuki sınırlarını net bir şekilde çizmiştir.
Hukuki Çatışma: KMK ve KVKK 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK), yöneticilere hesap verme, kat maliklerine ise denetleme hakkı tanır. Ancak bu hak, kişisel verilerin ölçüsüzce paylaşılmasını meşru kılmaz. Kurul, veri işlemenin “amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması” gerektiği genel ilkesini hatırlatarak, bilgilendirmenin yöntemini sorgulamıştır.
Belirlenebilirlik Kavramı Hukuki açıdan en dikkat çekici nokta, “belirlenebilirlik” vurgusudur. Listelerde ad-soyad yer almasa dahi, bir daire numarası ile borç tutarının eşleşmesi, o dairede oturan kişinin kimliğini ortaya çıkarabilir. Bu durum, veriyi doğrudan “kişisel veri” statüsüne sokar ve koruma kalkanı altına alır.
Yöneticiler, kat maliklerine karşı bir vekil gibi sorumludur. Bu sorumluluğu yerine getirirken;
Site yönetimlerinin bu karar kapsamında mevcut uygulamalarını gözden geçirmesi gerekmektedir. Bu kararın yanı sıra site yönetimleri ve apartman yöneticileri, güvenlik kamerası görüntülerinin yönetimi, yapılan duyuruların ve ortak alan kullanımlarının kontrolü gibi konularda da KVKK’ya uyumlu hareket etmeye özen göstermelidir. Bu konuda destek almayan isteyen site yönetimleri bizimle iletişime geçebilirler.

Kaynaklar:
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/03/20260331-7.pdf