![]()

Bu yazımızda Dünya Ekonomi Forumu’nun 2025 yılında yayımladığı “Siber Güvenlik Genel Değerlendirme” raporundaki verilerden faydalanarak güncel siber güvenlik tehditleri ve geleceğe yönelik planlamalara dair bilgiler paylaşılmaktadır.
Bu yazımızda Dünya Ekonomi Forumu’nun 2025 yılında yayımladığı “Siber Güvenlik Genel Değerlendirme” raporundaki verilerden faydalanarak güncel siber güvenlik tehditleri ve geleceğe yönelik planlamalara dair bilgiler paylaşılmaktadır.
Okuyucularımızın istatistiki bilgileri inceleyerek bu alanda yapılması gereken çalışmaları netleştirecek projeler geliştirmesi ve bu çalışmaların içerisinde yer alması küresel anlamda ihtiyaç duyduğumuz yenilenmeyi ve siber güvenlik tehditlerine karşı mücadeleyi destekleyecektir.
Siber tehditlerin gölgesinde geçen son yıllar, artık bizi daha kararlı ve stratejik adımlar atmaya zorluyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 yılı Küresel Siber Güvenlik Görünümü Raporu, bize yalnızca tehditleri değil, geleceğe dair öncelikleri de net şekilde ortaya koyuyor.
İşte bu yazıda, bu önemli raporun satır aralarına birlikte göz atacak, yükselen riskleri ve alınması gereken önlemleri konuşacağız.
Araştırmalara göre, küçük ve orta ölçekli işletmelerin %71’i artık ihtiyaç duydukları siber güvenlik önlemlerini karşılayamaz durumda. Bunun sebepleri arasında:
KOBİ’ler, güçlü ama esnek sistemlere ve destekleyici politika adımlarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor.
Artan yapay zekâ teknolojisi kullanım alanları da büyük bir fırsat doğurduğu kadar risk de getirmektedir. Yapay zekanın bazı süreçleri otomatize etmesi siber tehditler tarafında da işlem gücünün ve erişim kurulan kişi ve cihaz sayısının dramatik oranlarda artmasına imkân sunmaktadır. Ayrıca güvenilir olmayan yapay zekâ araçlarını kullanarak sisteminde yeni açıklar oluşturan işletmelerin de bu durumlardan etkilenmesi beklenmektedir.
Yapay zeka sistemleri:
✅ Güvenliği artırma potansiyeline sahipken,
❌ Yanlış kullanımlarda açık yaratma riskini de beraberinde getiriyor.
Geçtiğimiz yıl, %211 oranında artan siber mağduriyet bildirimleri, bu teknolojilerin siber saldırılar için nasıl bir kaldıraç haline geldiğini gösteriyor.
Kuantum teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, klasik şifreleme yöntemleri artık dayanıklılık sınavında. Bu alanda akademik dünya, kamu kurumları ve özel sektörün iş birliği kritik hale geliyor.
Bir diğer problem de iş gücü piyasasının ihtiyaca cevap verememesi sorunudur.
Siber güvenlikte kalifiye iş gücü eksikliği, küresel mücadelede ciddi bir zayıflık alanı oluşturuyor.
Yetiştirdiğimiz yeni nesil personelin hızlı şekilde daha iyi imkanlar sunan sektörlere ya da bölgelere göç etmesi sebebiyle özellikle yine KOBİ seviyesindeki işletmelerde ciddi bir kalifiye personel açığı ortaya çıkmaktadır.
%76 oranında işletme, iç kadrolarına yatırım yaparak eğitim ve sertifika programlarını önceliklendiriyor.
Burada programların ve içeriklerin detaylandırılmasıyla daha etkin bir iç büyüme sağlanabilir. Özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için temel olarak iç kaynağı beslemek ve bu kaynaktan faydalanmak maliyet ve operasyon açısından daha uygun olacaktır.
Yetkisiz erişim, veri ifşaları ve sistem manipülasyonları, kritik altyapılar, kamu kurumları ve bireyleri hedef alıyor. 2024’te yaşanan ihlaller:
Rapora göre kuruluşların:
Gelecek için siber stratejiler geliştirmek isteyen herkesin ilk adımı şu olmalı:
🎯 “Risk farkındalığını artır, iç kaynağını güçlendir, teknolojik vizyon geliştir.”
Avrupa ve Kuzey Amerika’da halkın yalnızca %15’i, hükümetlerinin büyük siber olaylara etkin müdahale edeceğine inanıyor. Bu oran:
Artık Herkes Bu Savaşın Bir Parçası
Siber tehditlerle mücadele artık sadece IT ekiplerinin değil, yöneticilerin, çalışanların ve hatta tüketicilerin bile omuzlarında.
Eğer bu yazıyı okuyorsanız, siz de bu mücadelenin parçasısınız.
🛡️ Gelecek için hazırlık, ancak bilinçli farkındalık ve stratejik yatırım ile mümkün olabilir.